KORUYUCU HEKİMLİK

KORUYUCU HEKİMLİK

AŞI ve AŞI TAKİBİ

Dostlarınızın sağlıklı olarak uzun bir süre sizlerle beraber yaşayabilmesi için peryodik aşılamalar ve
sağlık kontrolleriyle siz hayvan dostlarına hizmet vermekteyiz.
Düzenli yapılması gereken aşıların takibi bilgisayar hasta takip programı ile yapılmakta ve randevunuzdan
 
bir gün önce size bilgi verilmektedir. Bu sayede gözden kaçabilecek ilk sağlık problemi işaretleri tespit edilerek ciddi hastalıklara dönüşmesi engellenebilmekte her anlamda kazanım sağlanmaktadır.
Canlıların yaşamını tehlikeye sokabilecek ve kalıcı hasarlar oluşturabilecek bazı hastalıkların daha ortaya çıkmadan önlenebilmesi hastalığın oluştuktan sonraki tedavisinden daha fazla önem taşır. İnsan ve hayvan sağlığını tehlikeye sokan birçok viral ve bakteriyel hastalığa karşı geliştirilen aşılar koruyucu hekimlik alanında yaşamsal bir öneme sahiptir. Hayat kurtarmanın yanı sıra sağlıklı bir yaşam ve maddi kazanç sağlamaktadır. Bütün dünyada büyük tehdit oluşturan ve binlerce insan ve hayvanın ölümüne neden olan kuduz bugün kuduza karşı geliştirilen aşılar sayesinde tehlike olmaktan çıkarak önemini yitirmiştir. Kullanım Amacı Aşılamanın temelindeki ilke, bakteri ya da virüs gibi enfeksiyon etkenlerinin ya da zehirli maddeleri belirli işlemlerden geçirdikten sonra canlıya vererek vücudun bu maddelere karşı antikor üretmesini yani bağışıklık kazanmasını sağlamaktır. Böylece vücudun, hazırlıklı olduğu hastalık etkenlerinden biriyle karşılaştığında, önceden oluşmuş antikorlar sayesinde bu maddelerle savaşması kolaylaşır. Vücuda giren bu yabancı maddelerin neden olduğu hastalıklar atlatıldıktan sonra hayvanlarda bu hastalıklara karşı bağışıklık şekillenir. Aşılama Öncesi Dikkat Edilmesi Gerekenler Aşı yapılacak hayvan veteriner hekim tarafından muayene edilip tamamen sağlıklı görüldüğü takdirde aşılama programına başlanılabilir. Aşılamaya başlamadan önce iç ve dış parazit tedavisi yapılıp vücut direnci artırılmalıdır. Aşılama öncesi vücut ısısına çok dikkat edilmelidir. Yavru ve yetişkinlerin normal vücut sıcaklığı ortalama 38-39 derecedir. Hamilelik dönemindeki aşı uygulamaları strese neden olacağından hamileyken aşı uygulanmamalıdır. Antibiyotik tedavisi ve kortikosteroid (kortizon) gibi ilaç uygulanmış kedi ve köpeklere aşı yapılmamalıdır. Eğer kullanılmışsa son kullanıldığı günden itibaren 1 hafta geçmiş olması gerekir. Östrustaki (kızgınlıkta) olan köpeklere aşı uygulanmamalı, bu dönemi atlatıncaya kadar aşı ertelenmelidir. Aşılamadan iki gün öncesi ve iki gün sonrası dönemde yıkama işlemi yapılmamalıdır. Eğer hayvan kirliyse nemli bir bez veya kuru şampuanla temizlenmelidir. Ev ya da sahip değişikliği, hastalık, yolculuk gibi hayvanın stresli olabileceği dönemlerde bir müddet normal düzen sağlanıncaya kadar aşılama ertelenmelidir. Yavrular, aşılama programı başlayıp bitene kadar diğer hayvanlarla temas ettirilmemeli, dışarı çıkarılıp gezdirilmemelidir, zorunlu durumlarda taşıma kabı veya kucakta taşınmalıdır. Aşılama tarihlerine dikkat edilmeli, yıllık aşı zamanı gelen hayvanlar aynı zaman dilimlerinde aşılanmalıdırlar. Yavruların ilk aşılamaya başlama zamanı altı ve yedinci haftalardır. Bundan önce uygulanan aşılar anneden aldığı maternal antikorlar nedeniyle yeterli korumayı sağlayamazlar. Aşılama öncesi yavrulara iyi bir bakım ve beslenme uygulanmalı zayıf ve halsiz görünen hayvanların genel durumu düzeltildikten sonra aşı uygulaması yapılmalıdır. Aşılama programı bittikten yaklaşık bir hafta sonra yavruyu dışarı çıkarıp gezdirebilirsiniz. Aşıya Rağmen Bağışıklığın Oluşmamasının Nedenleri      Yapılan aşılar her zaman yavrunun gerekli ve yeterli bağışıklığı kazanmasını sağlamayabilir. Bunun çok çeşitli sebepleri olmakla birlikte; yavrularda bağışıklığın sağlanamamasının en önemli nedeni altı yedinci haftadan önce aşıların anneden aldığı maternal antikorlar nedeniyle yeterli korumayı sağlayamamasıdır. Bu nedenle bağışıklığın sağlandığından emin olmak için, 6-7 haftalıkken başlanılan 15-20 haftalık yaşta biten 1-3 hafta aralıklarla yapılan seri aşılama programı uygulanmalıdır.      Ayrıca: aşının sağlıklı hayvana uygulanmaması, tecrübesiz kişiler tarafından uygun olmayan şekilde yapılması, soğuk zincire uygun taşıma ve saklama kurallarına dikkat edilmemesi, son kullanım tarihi geçmiş aşıların yapılması, aşılamadan sonra hayvanın çeşitli stres faktörlerine maruz kalması da yeterli bağışıklığın sağlanamamasının nedenleri olarak sayılabilir.  


İÇ PARAZİT TEDAVİSİ
 Genellikle kist aşısı diye bilinen bu uygulama aslında bir antiparaziter ilaçlamadır yani kist aşısı diye bir şey yoktur,
kist iğnesi yada daha doğrusu antiparaziter uygulama vardır. Çünkü aşı bağışıklık oluşturan anlamına gelir kist iğneleri ise elbette parazite karşı bağışıklık oluşturmaz, sadece var olan parazitleri yok ederler. Bu uygulama iç parazitlerinden kaynaklı enfestasyonların engellenmesine ve sağaltımına yöneliktir. Halkalı (tenya), kancalı parazitler ve şeritler bu iç parazitlere örnektir. Bu uygulama hayvan sağlığı açısından olduğu gibi insan sağlığı açısından da önemlidir. Bilindiği gibi kediler tüy döken canlılardır. Bu tüylerin üzerine bulaşmış parazit yumurtaları özellikle de echinococ yumurtaları insan sağlığı açısından önemlidir. Bu parazit kedilerin ince bağırsağında yaşar ve yumurtalarını dışkıyla dış ortama çıkarır. Bulaşma, parazite karşı aşılanmamış kedilerin, tüylerine bulaşan yumurtaların veya enfeste hayvanın dışkısıyla kontamine olmuş yiyeceklerin (marul, maydanoz…), insanlar tarafından herhangi bir şekilde ağız yoluyla alınması sonucu olur. Bu echinococ yumurtalarının ağız yoluyla alınması sonucunda da insanlarda hidatit kist şekillenir. Kistler karaciğer, böbrek, kalp, pankreas, beyin ve göz gibi organlara yerleşir, değişik boyutlarda kistler oluşturur ve yerleştiği organlarda işlevsel bozukluklara neden olurlar. İlerlemiş olaylarda kistin patlaması ölümle bile sonuçlanabilir. Bu nedenle kediler parazitlere karşı düzenli olarak ilaçlanmalıdır. İç parazit uygulaması kedinin yaşadığı ortam, dışarıya çıkıp çıkmaması, hastalığa yakalanma riski gibi faktörler göz önüne alınarak farklı parazit çeşitlerinin farklı gelişim süreleri vardır, mesela vücuda giren bir parazit çeşidi 3 ayda erişkinliğe ulaşırken bir başkası 2 bir başkası 2.5 ay olabilir. Genelde 3 ayda bir parazit uygulaması yapılması tercih edilir, bu evde hamile bulunması vs. gibi sebeplerle 1,5-2 aya da inebilir. Burada amaç yukarda belirttiğim nedenle parazit ihtimalini yok etmek değil riski minimalize etmektir. İç parazit uygulamasının enjektable (iğne) formu yağlı bir eriyik olduğundan dolayı yakıcıdır. Bu nedenle yapıldığı yerde ağrı veya şişlik oluşabilir.
DIŞ PARAZİT TEDAVİSİ Pire,kene ve bitler başta olmak üzere dış parazitler, dostlarımıza ciddi rahatsızlıklar vermekte ve onun sağlığını tehlikeye atmaktadır. Kliniğimizde dostumuzu korumak adına gerekli müdahaleler yapılmaktadır (damla, tasma vb.).

  • Pireler Bir iki tane pire, vücut üzerinde çok çabuk zamanda üreyecek ve ciddi sağlık problemlerine neden olacaktır Pire kontolünün en iyi yöntemi, enfestasyonun (bulaşmanın) hiç oluşmayacağından emin olmaktır İşte size bazı ip uçları : - Eğer pirelere karşı hayvanınızı koruyorsanız, bu korumayı mutlaka yıl boyu uygulayınızPire saldırısının nezaman başlayacağını tahmin etmek imkansızdır Bu nedenle korunmanın önemi çok büyüktür - Evde yaşayan tüm hayvanların eş zamanlı olarak pire tedavisinin yıl boyu yapıldığından emin olunuz Hayvanlar arasında kolaylıkla seyahat eden pirelerle (çok iyi zıplarlar…) savaşta bu nokta sıklıkla atlanır ve durum baş edilmez bir hal alır. - Eğer ilaçlamayı siz yapcaksanız mutlaka ürün prospektüsünü okuyunuz ve ailenizi (kendinizi ve özellikle çocuklarınız) korumak adına dikkatli olunuz Kullanım kurallarına harfiyen uyunuz ve kesinlikle doz aşımı yapmayınız - Pirelerden kurtulmanın tek yolu, pireleri her daim uzak tutmaktır Korunma yöntemleri tedavi seçeneklerinden daha ucuzdur ve hayvanın sağlığı üzerine olan etkileri çok daha düşüktür
  • Keneler memeli hayvanlarda sıklıkla görülen ve nispeten daha sıradan kabul edilebilecek parazitlerdir Dünyanın hemen her bölgesinde farklı türleri bulunmaktadır Yılın belirli dönemlerinde enfestasyonları ciddi oranda artış gösterir Kenenin üç adet yaşam formu vardır; larva, nimf, erişkin dönem Bu üç yaşam formu da hem hayvan hem de insan için belirli riskler taşır
Keneler; Lyme Hastalığı (sinir felçleri ile karakterize tedavisi oldukça güç olan bir hastalık), Kırım Kongo Kanamalı Humması, Ehrlichiosis, Tularemi… vs gibi pek çok ciddi hastalıkta ara konakçı ve vektör(hastalık etkeninin son konakçıya ulaşmasını sağlayan canlı) rolü oynarlar Bu hastalıkların görüllme sıklıkları ve çeşitleri bölgelere göre değişiklik gösterir Ülkemizin de içinde yer aldığı subtropik bölgelerde bu gibi ölümcül hastalıklara nadiren rastlanmış olsa da, Kırım Kongo Kanamalı Humması örneğinde olduğu gibi, tedbiri elden bırakmamanın faydalı olacağı görüşündeyiz Bu konuda lütfen Veteriner Hekiminize danışınız Kene ısırıklarının risklerini arttıran faktörler:
  • Bölgenizde keneler ile bulaştığı kanıtlanmış hastalıkların varlığı
  • Köpeğinizi; kampa, ava, yürüyüşe, kısaca kenelerin bulunduğu bölgelere çıkarmanız
  • Köpeğinizin üzerinden son bir ay içerisinde kene temizlediyseniz
  • Köpeğinizin kene taşıyan at, çiftlik hayvanları, vs gibi hayvanlar ile teması varsa
  • Bahçenizde yoğun çalılıklarının, uzun otların, kenelerin barınmalarını sağlayan bölgelerin olması






Paylaş

Resim Galerisi: